Yayına Giriş: 28.07.2010 11:43:01
Güncelleme: 28.07.2010 14:44:29
Konsantrasyon sorunu mu yaşıyorsunuz ya da uzun süre aynı yerde oturamıyor, bir toplantıyı takip etmekte zorlanıyor musunuz?
Başladığınız bir işi bitiremiyor, öfke atakları geçiriyor, aklınıza ilk geleni söyleme eğilimi mi gösteriyorsunuz?
Uzmanlar, bunları, stresli bir yaşamın sonucu olarak yorumlamak yerine,
çocukluk döneminde başlayan ve yetişkinlikte de devam edebilen Dikkat Eksikliği
ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) hastalığının belirtileri olabileceği uyarısında
bulunuyor.
Tedavi edilmediğinde kişinin yaşam kalitesini düşüren, iş, ev başta olmak
üzere sosyal hayatını önemli ölçüde zedeleyebilen hastalığın, uzman hekim
kontrolünde tedavi edilmesinin mümkün olduğunu vurgulayan uzmanlar, ilaç ve
psikoterapinin etkin tedavi yöntemi olduğunu belirtiyor.
Türkiye Psikiyatri Derneği Erişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite
Bozukluğu Bilimsel Çalışma Birimi Koordinatörü ve Trakya Üniversitesi Tıp
Fakültesi Psikiyatri Anabilimdalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cengiz Tuğlu,
DEHB’nin çocukluk çağında başlayan, etkisi tüm bir yaşama yayılabilen, süreğen
bir nöropsikiyatrik bozukluk olduğunu söyledi.
Doç.Dr. Tuğlu, çocukluk
çağında var olan dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsel davranışların ilk
olarak okul çağında fark edildiğini belirtti.
Doç.Dr.Tuğlu, ’’Sınıfta oturamayan,
oyunlarda arkadaşları ile yoğun sorunlar yaşayan ve okuma faaliyetlerinde
geciken çocuklar görece hızlı fark edilip tıbbi yardım almaları için
yönlendirilebilmektedir’’ dedi.
Yaşam boyu devam eden dikkatsizlik, dürtüsellik ya da hiperaktivite
yakınmaları olan tüm erişkinlerde de DEHB tanısının akla gelmesi gerektiğine
işaret eden Doç.Dr.Tuğlu’nun verdiği bilgiye göre, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite
Bozukluğu yaşama, kişiler arası ilişkilere, okul ve iş dünyasına yansıyan olumsuz
etkileri açısından toplumun ve sağlık hizmetlerinin önemli sorunlarından birisini
oluşturuyor.
DEHB ister çocukluk ister erişkinlik döneminde olsun sadece hastaları
değil çevrelerini, ailelerini, ebeveynlerini de etkiliyor.
Riskli sağlık
davranışları açısından tehdit altında olan ergen ve genç erişkinlerde DEHB
varlığında, sigara ve madde kötüye kullanımı, yasal sorunlar, kötü akran
ilişkileri, kendine güven kaybı, okul ve iş başarısında düşüklük ve psikiyatrik
eş tanılar gözlenebiliyor.
Yaşın İlerlemesiyle Birlikte Görülme Sıklığı da Düşüyor
Yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme sıklığındaki düşüş, hastalığın
belirtilerinde azalma olduğuna işaret ediyor, ancak belirtiler tamamen ortadan
kalkmıyor.
Azalma eğilimine rağmen erişkin DEHB olan kişilerde bir işe başlayamama,
iş yerinde verimsizlik ve kötü zaman yönetimi, çok sayıda işe başlanmasına rağmen
bir çoğunu bitirememe, bir toplantı boyunca oturamama, stresle baş edememe ve
öfke atakları, aklına ilk geleni söyleme eğilimi, kötü şoförlük sorunları ve
evlilik ve sorumluluklarının idaresi ile ilgili yoğun sorunlar sıklıkla ortaya
çıkabiliyor.
Dikkatsizlik daha çok bireyi, diğer bulgular ise daha çok çevreyi
rahatsız ediyor.
Kız Çocuklarda Farklı
Belirtilerini dışa vuran erkeklerin tersine kız çocuklar
genellikle olumsuz geri bildirimleri içselleştirme, özür dileme, uyum sağlamaya
çalışma, suçu üzerine alma ve kavga etmeme eğilimi gösteriyor.
Çocuklar ve erişkinlerle yapılmış çalışmalara göre, karşıt olma, karşı
gelme bozukluğu, davranım bozukluğu,
öğrenme bozuklukları ve alkol-madde kullanım bozuklukları olarak
adlandırılan ruhsal hastalıklar da psikiyatrik eş tanıları oluşturuyor.
Bu ruhsal
bozukluklar, bazen DEHB belirtilerinin gizlenmesine ya da ilaçlarla bir bozukluğu
tedavi ederken diğerinde bozulmalar ortaya çıkmasına yol açabiliyor.
DEHB ile ilgili güçlükleri çocukluklarından beri yaşayan kişiler, hem
erişkinlik döneminde benzer belirtiler sergiliyor hem de bazen belirtiler
gerilese bile çocukluk döneminde almış oldukları hasarların yansımalarını yaşam
boyu taşıyorlar.
Önlenebilir kayıplara engel olabilmek için rahatsızlık fark edildiğinde
tüm tedavi imkanları kullanılarak etkin bir tedavinin hızlı ve dikkatli bir
biçimde başlatılması gerekiyor.
Bunun sağlanması için DEHB belirtileri olanların
öncelikle bir psikiyatri uzmanına başvurması ve DEHB yakınmaları olan bireylerin
psikiyatri uzmanına yönlendirilmesi tavsiye ediliyor.